Stoacılık Nedir? Stoa Felsefesi ve Stoacı Yaşam Biçimi

stoa felsefesi

Stoacılık, MÖ 3. yüzyılın başlarında Atina’da Zeno of Citium tarafından kurulan bir felsefe okuludur. Çoğunlukla, mantık sistemi ve doğal dünya hakkındaki görüşleri tarafından şekillendirilen kişisel bir etik felsefesidir. Stoacılık, MS 3. yüzyıla kadar Roma ve Yunan dünyasında gelişti. Taraftarları arasında dönemin Roma İmparatoru Marcus Aurelius da vardı. MS 4. yüzyılda Hıristiyanlığın devlet dini olmasının ardından düşüşe tanık oldu. O zamandan beri, özellikle Rönesans’ta (Neostoisizm) ve çağdaş dönemde (modern Stoacılık) yeniden canlanmalar göründü.

Stoacılık Felsefesi

Öğretilerine göre, sosyal varlıklar olan insanlar için mutluluğa giden yol, kişinin kendisini zevk ya da acı korkusu tarafından kontrol edilmesine izin vermeyerek, zihnini kullanarak zamanı kendini sunduğu gibi kabul etmekte bulunur. Dünya ve doğanın planında kişinin rolünü yerine getirmesi ve birlikte çalışıp diğerlerine adil davranmasını içerir.

Stoacılara göre, insanlar için “erdem tek iyiliktir”. Dışsal şeyler (sağlık, ve zenginlik gibi) kendi başlarına iyi ya da kötü değildir. Ancak “erdemin üzerinde hareket edeceği malzeme” olarak değer taşır. Örneğin, bir uyuşturucu bağımlısına yardım etmeye çalıştığınızı ve onların işbirliği yapmak istemediklerini varsayalım. Bu durumda, kişinin çabasını ve dikkatini anlayış ve sabır gibi yapıcı erdemlere yöneltmek, cesaret kırmaktan daha akıllıca olacaktır. Böylece stoacılık, yıkıcı duyguların üstesinden gelmenin bir yolu olarak özdenetim ve metanet geliştirmeyi öğretir. Felsefe, açık ve tarafsız bir düşünür olmanın kişinin evrensel nedenini (logos) anlamasına ve dolayısıyla öfke ve kıskançlık gibi olumsuz duygulardan kurtulmasına izin verdiğini savunur.

Kontrolümüz Dahilindeki Şeyler ve Kontrolümüz Dışındaki Şeyler

Stoacılığın çok önemli bir kavramı, kişinin kendi gücünde olan ve olmayan şeyler arasındaki ayrımdır. Yani, bize bağlı olan şeyler vardır (esas olarak yargılarımız ve eylemlerimiz). Ancak diğer şeyler bize bağlı değildir (büyük tarihsel olaylar, yaşlanma, hastalanma gibi doğal olaylar vb.). Mutluluğumuza giden yollardan biri, neyi değiştirebileceğimiz ve neyi değiştiremeyeceğimizi, neyi etkilediğimizi ve neyi etkilemeyeceğimizi ayırt etmektir. Kontrol edemediğimiz şeyler için, kazanılamaz bir savaşa girmenin faydasız olduğunun farkında olmalıyız. Bunun yerine kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanmalıyız. Örneğin, bir tren kaza nedeniyle geciktiğinde öfkelenmek yerine, kendi lehine olayı olumlu değerlendirmeye odaklanmak gerekir. Başımıza gelen olaylar doğası gereği iyi ya da kötü değildir. Ancak onlara nasıl değer vereceğimize karar vermek ve onları mutluluğumuza yönlendirmek bizim gücümüz dahilindedir.

Stoacı filozof olan Epiktetos, insanlar evrenden istedikleri her şeyi almayı beklerlerse hayal kırıklığına uğrayacaklarını savunmuştur. Ancak, evrenin verdiği her şeyi alır ve onlar hakkında olumlu bir duruş alırsa, o zaman çok daha iyi ve mutlu bir yaşam sürecektir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

Dergeek Üyeleri Ne Diyor?