Sosyal Medyada Mahremiyet Algısı

sosyal medyada mahremiyet

Günümüzde, internet özel hayatlarımıza çok fazla girmiş durumda. Durum böyle olunca sosyal medyada mahremiyet algısı tartışılmaktadır. Artık her yerde internet bağlantısı olmasından dolayı, zaman ve mekândan bağımsız internete bağlanabiliyoruz. İnsanlar neredeyse uyku ve iş dışında sürekli olarak sosyal medya platformlarında vakit geçiriyor. Sosyal medya platformlarına her yerden kolayca ulaşılabilmesi paylaşım yoğunluğunu arttırıyor. Her şeyin anlık paylaşılabiliyor olmasından dolayı insanların yaptığı aktiviteleri hemen paylaşma istekleri ortaya çıkıyor. Yapılan paylaşımlar, kullanıcıların hem kendi hem de çevresindeki insanların mahremiyetini tehlikeye sürüklüyor.

Sosyal medya kullanımının mahremiyet üzerinden tartışılması ve etik bir konu haline getirilmesi yeni bir durum. Bu durum ilerleyen zamanlarda daha çok tartışılacak gibi gözüküyor. Mahremiyet, kültürden kültüre, kişiden kişiye ve aynı toplum içerisinde zamanla değişebilir. Sınırlarının ve kurallarının belirlenmesi zor olan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sosyal Medyada Mahremiyet Algısının Azalması

Günümüzde sosyal medya, kişilerin kendilerini doğrudan yansıtabileceği sanal bir ortamdan ziyade gerçek olarak algılanan bir yere dönüşmüştür. Kullanıcılar, sosyal medya aracılığıyla düşüncelerinden giyim tarzlarına, tüketim alışkanlıklarından anlık aktivitelerine kadar yaşam biçimlerini yansıtmaktadır. İnsanların sosyalleşme şekilleri değişmiştir. Kişiler, yeni arkadaşlıklar kurma, etkinlik düzenleme, kimin ne yaptığından ve nerede olduğundan haberdar olma, müzik, video, resim ve düşünce paylaşma gibi etkenlerle sosyal mecralara gün geçtikçe ilgi göstermektedir. Mahremiyet ve kişisel verilerin güvenliği bu bağlamda tartışılan konulardır.

Sosyal medya platformları, keyifli taraflarının yanı sıra bazı toplumsal olumsuzlukları da içermektedir. Bunlardan biri, bireylerin bu ortamda kendilerini sunma yarışına girerek görme, gösterme ve gözetle(n)meye dayalı yeni bir davranış biçimi oluşturmaları ve bunun sonucunda bireylerin mahremiyet duygusunun değişmeye başlamasıdır.

Sosyal medya platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte insanların teşhir etme isteğinin mahremiyet algısının üstünde olduğu görülmektedir.

İnternet ve sosyal medya yüzünden unutulan ve ihmal edilen en önemli hususlardan biri de özel hayatın gizliliği ve mahremiyet olgusudur. Sosyal medya aracılığıyla, çok rahatlıkla kişilerin özel hayatına ait fotoğraflar yayınlanabilmekte, kişilerin şahsiyetlerine yönelik yorumlar yapılabilmekte, videolar yüklenebilmektedir. İnsanlar, diğer insanlarla yüz yüze iletişiminde ifade edemedikleri duygu ve düşüncelerini sanal ortamda rahatlıkla paylaşabilmektedir. Sosyal medyada mahremiyet algısına dikkat etmek son derece önemlidir. Bunun için sosyal medyayı bilinçli kullanmak gerekir.

Sosyal medya etkili ve bilinçli olarak kullanıldığı zaman son derece faydalı bir araçtır. Bu açıdan bakıldığında sosyal medyanın doğru kullanımı konusunda toplum bilgilendirilmelidir. Sosyal medyayı kontrol etmek yerine sosyal medya konusunda kullanıcıların bilgilendirilmesi daha isabetli bir karar olacaktır.

Exit mobile version