Trendlerdeki Yazı

Gün İçinde Çok Fazla Reklama Maruz Kalmak

reklama maruz kalmak

Gün içinde çok fazla reklama maruz kalıyoruz. Uzun vadede bu durumun negatif etkilerini görebiliriz. Otobüs durağı reklamlarından reklam panolarına, televizyon reklamlarından dijital reklamcılığa kadar her şeyle günlük hayatımızda hepimiz reklam bombardımanı altındayız. Yolda, sokakta, otobüs duraklarında gördüğümüz reklamları bir şekilde kendimizden uzak tutabiliyoruz. Günde en az 2-3 kişi arayıp bir ürün satmaya çalışıyor. Gelen reklam mailleri, smsler… Evimizde otururken halk pazarında gibiyiz. Kolumuzdan bacağımızdan tutup çekiştiriyorlar.

Sosyal medyada gördüğümüz reklamlar bu işin geldiği son nokta. Reklam görmeden hareket edemez olduk. Yoğun bir reklam enformasyonuna maruz bırakılıyoruz. Sürekli bizleri alışveriş yapmaya yönlendiren bir sistemden söz ediyoruz. Elbette sadece satın alma ile kalmıyor. Bu reklam fazlalığının bizlere yaşattığı başka durumlar da var. Her bireyin, insan beyninin sürekli bilgi yüklemesiyle nasıl başa çıkabileceğini öğrenmesi gerekir.

Çok fazla reklam var, ne yapabiliriz?

Açıkça görülüyor ki, hayatlarımız reklamlarla dolup taşıyor ve şimdi harekete geçmemiz gerekiyor. Reklamlarla birlikte çok sayıda “Aşırı bilgi” yüklüyoruz. Aşırı bilgi, hayatta kalmak için anlamlı bilgi değildir. Bu bilgiler aslında gereksiz yığınlar olduğu için beyin bu bilgilerden “anlamlı bir örüntü” oluşturmaya çalışır. Bu durum, dünyayı kafamızda birikmiş saçmalıklarla görmemize neden olur. Elbette, aşırı bilgi sadece reklamlarla bizlere yüklenmiyor. Gün içinde sosyal etkileşimin sosyal siteler aracılığı ile beraber artması aynı anda onlarca, yüzlerce hatta binlerce insanın neler yaptığını takip etmeye çalışıyoruz. Olay ve bilgilerin, zihnimizdeki hızlı akışını ve meydana getireceği karmaşayı insan beyni kaldıramıyor ve beynin analiz gücü kırılıyor.

Aşırı bilgi, klasik bir biyoloji-kültür uyumsuzluğudur. Bilinçdışına uykuda halledebileceğinden fazla yük bindirir. Bu yüzden düzenli yüksek kortizol ve stres nedenidir. Bu durum biyolojik uyumsuzluk yaşatır. Sosyal medyada geçirdiğimiz sıradan bir günün; odaklanma kaybı, olayları erteleme ya da kısa yoldan çözmeye çalışma alışkanlığı, düşüncede boşluk bırakmama gibi birçok etkisi var.

Aşırı bilgi yüklenmesini nasıl azaltabiliriz?

1) Bilgi girişini azaltın: Gereksiz bilgi kaynaklarını hayatınızdan çıkarın.

2) Bilginin bilinçdışı tarafından işlenmesi için imkan tanıyın: Erken yatın, yatmadan önce telefona ya da telefon ışığına maruz kalmayın. Uykunuzu iyi alacak düzenlemeler yapın.

3) Beyne yardımcı araçlar kullanın: İşlerin tümünü beyne yaptırmayın. İşlerinizi bölün, planlı olun, notlar alın. Ertelenmiş sorunları günlere bölün ve bir an önce çözün.

4) Beyne biyolojik iş düşüren gün içinde yaşanan olaylar, uykuda düşünceye ayrılan zamanı azaltır: Bunun için de sağlıklı yaşamak gerekir.

Çok fazla reklama maruz kalıyoruz, ancak çoğunu hatırlayamıyoruz.

Gün içerisinde çok fazla reklama maruz kalıyoruz fakat çoğuna dikkat etmiyoruz. Bu, iki nedenden dolayı gerçekleşir. Birincisi, insan beyni bu kadar çok bilgiyi sindiremez. İkincisi, araştırmalara göre reklamların süper doygunluğu, afiş körlüğü adı verilen bir olguyla sonuçlanmıştır. Esasen, çoğumuz internette gördüğümüz afiş benzeri bilgileri görmezden gelmeyi öğrendik.

Reklamlardan kaçabilir miyiz?

Aşırı bilgiyi önlemek için birkaç önlem sıralamıştık. Reklamları engellemek için reklam engelleyici kullanabilirsiniz.

En verimli reklam engelleyiciyi kullanıyor olsanız bile, herhangi bir mesajın dünyanıza girmesini önlemek için gözlerinizi ve kulaklarınızı tamamen kapatmanız gerekir. Dolayısıyla cevap şudur: “Hayır, reklamlardan tamamen kaçamayız fakat sayılarını önemli ölçüde sınırlayabiliriz. “

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

Dergeek Üyeleri Ne Diyor?