Faydacılık (Pragmatizm) Nedir? Faydacılığın Temel İlkeleri

faydacılık

Faydacılık, modern zamanların en önemli ve etkili ahlaki teorilerinden biridir. Hem iyinin hem de doğrunun teorisidir. İngiliz filozoflar Jeremy Bentham ve John Stuart Mill’in yazılarında hem adını hem de en anlaşılır ifadesini almıştır. Felsefi anlamda pragmatizm ya da faydacılık, uygulama ya da eyleme dökülmede faydacı bir anlayışın amaçlanması ya da bu yönde yorumlanabilmesi anlamında kullanılmaktadır. Bugün bile Mill’in 1861’de yayınlanan “Faydacılık” adlı makalesi, pragmatizmin en çok öğretilen eserlerinden biri olmaya devam ediyor.

Faydacılık Akımının İlkeleri

Faydacılık akımına hizmet eden 3 temel ilke vardır:

1. Pragmatizmde, zevk ya da mutluluk, gerçekten içsel değere sahip olan tek şeydir.

Bir şeyin içsel bir değere sahip olduğunu söylemek, kendi içinde sadece iyi olduğu anlamına gelir. Bu şeyin var olduğu veya deneyimlendiği bir dünya, onsuz bir dünyadan daha iyidir (diğer her şey eşittir). İçsel değer enstrümantal değer ile tezat oluşturur. Örneğin, bir tornavida marangoz için enstrümantal bir değere sahiptir. Kendi iyiliği için değil, onunla ne yapılabileceği için değerlenir.

Mill, insanların kendi iyiliği için, zevk ve mutluluktan başka bazı şeylere değer verdiğini itiraf ediyor. Sağlık, güzellik ve bilgiye bu şekilde değer veriyoruz. Ancak, bir şekilde zevk veya mutlulukla ilişkilendirmedikçe hiçbir şeye değer vermediğimizi savunmaktadır. Bu nedenle, güzelliğe değer veriyoruz çünkü seyretmek zevkli geliyor. Sevgi ve dostluğa değer veriyoruz çünkü onları zevk ve mutluluk kaynağı olarak görüyoruz.

2. Faydacılıkta, eylemler mutluluğu teşvik ettikleri sürece doğrudur, mutsuzluk ürettikleri sürece yanlıştır.

Bu ilke tartışmalı bir ilkedir. Bir eylemin ahlakının sonuçlarıyla kararlaştırıldığını söylediği için faydacılık akımını sonuçsallık biçimi haline getirir. Eylemden etkilenenler arasında ne kadar çok mutluluk üretilirse, eylem o kadar iyi olur. Örneğin bütün mahalledeki çocuklara hediye vermek, sadece bir tanesine hediye vermekten daha iyidir. Benzer şekilde, iki hayat kurtarmak bir hayat kurtarmaktan daha iyidir.

Bu ilke oldukça mantıklı görünmektedir. Ancak bu ilke tartışmalıdır, çünkü birçok insan eylemin ahlakına karar veren şeyin arkasındaki sebep olduğunu söylemektedir. Örneğin, halkın gözüne iyi görünmek istediğiniz için hayır kurumuna 1000 dolar verirseniz, bu durum merhamet duygusuyla verilen 50 dolar kadar övgüyü hak etmez.

3. Faydacılık akımında, herkesin mutluluğu eşit sayılır.

Bu size oldukça açık bir ahlaki ilke olarak gelebilir. Fakat Bentham tarafından öne sürüldüğünde (“herkes bir tane saymalı; birden fazla kimse yok” şeklinde) oldukça radikaldi. Eskiden, bazı yaşamların ve içerdikleri mutluluğun diğerlerinden daha önemli ve değerli olduğu yaygın bir görüştü. Örneğin, bir kralın refahı bir köylünün refahından daha önemliydi.

Bu yüzden Bentham zamanında, bu eşitlik ilkesi kesinlikle ilericiydi. Hükümete, sadece iktidardaki seçkinlere değil, herkese eşit olarak fayda sağlayacak politikaları geçme çağrılarının arkasında yatıyordu. Bu ilke, kendi mutluluğunuzu en üst düzeye çıkarmak için çaba göstermeniz gerektiğini söylemez. Aksine, mutluluğunuz sadece bir kişinin mutluluğudur ve özel bir ağırlık taşımaz.

Avustralyalı filozof Peter Singer gibi faydacılık savunucuları, herkese eşit derecede davranma fikrini kabul etmişlerdir. Singer, bize en yakın olanlara yardım etmek zorunda olduğumuz gibi, uzak yerlerde ihtiyaç sahibi yabancılara yardım etmek için aynı yükümlülüğe sahip olduğumuzu savunuyor. Eleştirmenler bunun faydacılığı gerçekçi olmayan ve çok talepkâr hale getirdiğini düşünüyor. Ancak” Faydacılıkta ” Mill, genel mutluluğun öncelikle kendilerine ve etrafındakilere odaklanan her kişi tarafından en iyi şekilde sunulduğunu savunarak bu eleştiriye cevap vermiştir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

Dergeek Üyeleri Ne Diyor?